14 Eylül 2013

Yaşamak

Hani anlar vardır
Şöyle yazmak istersin

Yaşamak
Yaşamayı istememek


Ama daha tuşlara basarken pişman olursun
Ne demek yaşamak istememek
Anlık bir sanrı
Arkanda bırakacakların
Suçluluk yaşamak istemene neden olur

Birden an gelir vetuşlar yaşamayı istemek olur

23 Temmuz 2013

Çok uzun yollardan geldim
Çakıl taşları kaplı zorlu engebeli yollardan
Şimdi 
Huzur
Suskunluk
Ve
Yollar

Ama daha yollar var uzun 
upuzun yollar

Bizi bekleyen...

Ama bu sefer mutlu hasretle beklenen...


15 Temmuz 2013

Tam bir sene...
Yazmayalı
Tuşlara basmayalı
Özlemle dolu, yazmaya...

Gece uzun geldi 'bu' gece
Hatıralar sardı
İnsan neden hemen, geçen yıl bugün ne yapıyordum diye düşünür?
İşte özlemi başlatan soru

Sevmemeye yemin etmek ama yeniden sevmek
Kokusunu
Gülüşünü
Hayatını

Ve

Yeniden kaybetmek
Gülüşü
Hayatı
Kokuyu

Kendi kokunla başbaşa kalmak

Neden?



16 Temmuz 2012



" yaşam
        hayat
                nefes almak..."

günün yeniden doğması, yüzüne vuran sabah serinliği

    YAŞAM... yaşamaya değen...

1 Mayıs 2012

yazgı


"serseri gibi rüzgar
bir o yana bir bu yana savuruyor
düşüncelerim rüzgara yazgılı
yazgıdan da öte...
bir o yana bir bu yana


ya rüzgar dindiğinde...


diner mi?"




fotoğraf: http://melisaki.tumblr.com/post/5064641226/in-wind-photo-by-kourosh-adim-1996

29 Nisan 2012

şerefe


"I ACCEPT lostness FOREVER..." J. Kerouac

kaybeden olmayı kabullenmek

kaybeden olmamak için ne kadar çok çaba sarf ediyoruz aslında
ya kaybeden olmayı kabul ettiğimiz AN...
kaybettiğimiz mi kıymetli yoksa kaybeden olmayı kabullenerek biz mi?

babayla balkonda kadehleri hafiften geleceğe tokuşturarak geçmişle hesaplaşmak...

bu kadar şanslı olmak

geçmişle hesaplaşabilecek kadar CESUR olmak

Cesaretin bedelini ödemek, bilmeyi; duymayı; görmeyi kabul ederek...

ya sonra?...




19 Nisan 2012

erguvan


özlemedim baharı ya da özledim, özlemeyi biliyor muyuz? bilmesek daha iyi...

erguvanları fark edince şehrime bahar geldiğini ayrımsadım

koca bir sene geçmiş;
kavuşmak için çimin kokusuna...
hafifçe ürperdiğimiz akşamların sessizliğini katık etmeye...
güneşin günden yorgun düşmesine uzun uzadıya...
kendimize bakmaya

erguvan rengi olsun bu bahar tıpkı Bizans'ın erguvana bürünmesi gibi... ruhum erguvan rengi açsın...

delice...